• Hayat

    “Katran gecelerin heyulası”

    ALPER TURGUT Åžimdi doÄŸruya doÄŸru, oh be her ÅŸeyin müsebbibi lanet sene bitti, umut dolu yepyeni bir yıl geldi tipi yazıları sevmem, tüm güzelim hayallerin katili, zavallı seneymiÅŸ gibi, çok acınası ve saçmalığın daniskası bir söylem olur, o kadar. Lakin geçmiÅŸ bir zaman diliminde, ne haltlar karıştırdık, neden bu haldeyiz, ne deÄŸiÅŸti, ne geliÅŸti ve benzeri suallere yanıt da bulmak için, hatırlamak ve özeleÅŸtiriyi ıskalamamak adına da elbette, bir döküm iÅŸine girmek, haliyle bir parça mecburiyetten. Kolaya kaçıp 2018 senden nefret ediyorum birader, 2019 sen benim biricik bebeÄŸimsin demeyeceÄŸim, merak buyurmayın. Ä°nsan ne yaparsa, kendine yapıyor, toplum da keza öyle.  Toplumsal muhalefetin bunca yara aldığını, yaprak bile kımıldamadığını, haksızlığa böylesi…

  • Polemik,  Sinema

    Biricik derdimiz kayıtsızlık

          Alper Turgut   Nihayet “Çirkin Kral Efsanesi” adlı belgeseli seyredebildim, yapım, iki saat iki dakika boyunca, memleket sinemasının ezber bozan en bildik insanı Yılmaz Güney’i anlatmaya çabalıyordu. Belgeseli yöneten Hüseyin Tabak, Aşık Veysel’in pek güzel, pek meÅŸhur halk türküsünün dizesi “GüzelliÄŸin On Par’ Etmez” adını verdiÄŸi kurmaca uzun metraj filmiyle, 2012’de Antalya’dan altı, Ankara Film Festivali’nden de iki ödülle dönmüştü. Hüseyin Tabak, kendine film yapma aÅŸkını aşılayan, unutulmaz yapıtlarıyla sinema yolculuÄŸuna hazırlayan, büyük bir hayranı olduÄŸu adamın peÅŸine düşmüş. Bizim yurt dâhilindeki yönetmenlerimiz, her ne kadar Yılmaz ekolünden geldiklerini savunsalar da, sorgulama, anlama, ortaya koyma mevzusundan bihaber olsalar gerek, bu hayli gerekli iÅŸ, gurbetçi bir rejisöre kalmış.…

  • Sinema

    Åžehre film milm gelmez oldu

          Alper Turgut   Kaç gündür kent kent, festival festival geziyorum, siyasi iklimimiz hüsran olsa da, memlekete bahar geldi ya, Ankara, Malatya, Antalya, sinema aÅŸkına çıktım yola… Ä°ÅŸte efendim, bir hafta içerisinde, Ankara’da karlı kışı, Antalya’da da sımsıcak yazı gördüm. Garibim bavulumda, bot, eldiven, atkı ve bere, tişörtler ve kısa kollu gömleklerle sarmaÅŸ dolaÅŸ oldu. Bu karmaÅŸaya valizim isyan etse de, benim keyfim gayet yerinde, her bölgesinde farklı bir iklim yaÅŸadığımız ülkede, bu güzellikleri doya doya yaÅŸayabilseydik keÅŸke. Ama nerede? Bizi birleÅŸtirmesi, ilerletmesi, yükseltmesi gereken festivallerde dahi, harbiden ayrı düştüğümüze, bariz gerilediÄŸimize tanık oldum, yalanım yok! Erk tarafından dilimize yerleÅŸtirilen ama onlar, ama bunlar kadar acı ve gerçek!…