• Sinema,  Vizyon

    Yürek duymuyorsa, kulak neylesin

          Alper Turgut   Müzik kulağı denen bir zımbırtı var, yetenek filan da diyorlar buna, iÅŸte bu kabiliyet zamazingosu bende harbiden yok. Hatta ve daha fenası, kulaklarım da pek duymuyor, sanırım dedeme çekmiÅŸim, gelecekte iÅŸime geldiÄŸi zaman açıp, kapayacağım afili bir iÅŸitme cihazım olursa ÅŸaşırmayacağım, umarım tıp kısa sürede bir çözüm bulur, yoksa ömrünün son deminde sağırlaÅŸan müzik dehası Ludwig van Beethoven gibi, “Tanrı, sizin kulaklarınıza fısıldıyor, bana ise haykırıyor” diyebilirim. Haaa tutarsa, amenna. Kulak demiÅŸken, çoksatar Yüzbaşı Corelli’nin Mandolini romanında geçiyordu, anımsayabildiÄŸim kadarıyla anlatayım. Ä°htiyar adamın kulağını muayene eden hekim, duyum organının içinden, ta haylaz velet iken yerleÅŸen nohutları (leblebi, bezelye de olabilir) çıkarıyordu, birden sıfır kilometre…

  • Hayat,  Sinema

    “Yaşamak ayrı bir dert, gülmek tesadüf…”

          ALPER TURGUT   Bu hafta, iki film girdi vizyona, Urfa-Adana hattında, Biri Çirkin Kral Efsanesi belgeseli, diÄŸeri de kurmaca Müslüm Baba… Yılmaz Güney, Urfa’dan gelen bir ailenin çocuÄŸu olarak doÄŸmuÅŸ Adana’da, Müslüm Gürses de, çocuk yaÅŸta Urfa’dan gelmiÅŸ Adana’ya… Durun! Daha bitmedi. O Ses Çocuklar yarışması ÅŸampiyonu, ÅŸimdilerde 17 yaşında olan ve Müslüm Baba’nın gençliÄŸini büyük bir baÅŸarıyla canlandıran Åžahin Kendirci de, Urfa orijinli Adana doÄŸumlu bir delikanlı. Ne de güzel söylemiÅŸ filmde, Müslüm Gürses’in hocası Limoncu Ali’nin türküsünü; “Adana’ya gidek mi? Åžalvarından giyek mi, kebabından yiyek mi? Heye gardaÅŸ gel gidek!”   Adanalıyık gardaÅŸ, harbiden sıcaktan, kaostan, dostluktan var olmuÅŸuz, vay Teksas gibi yer ha diyor…

  • Hayat

    Müslüm Gürses ve zaptı zor delikanlılar…

        Arabesk ile aram hiç iyi olmadı, Müslüm Gürses ile tanışıklığım ise biraderlerim sayesindeydi, onlar dinlerdi, bana da kulak misafiri olmak kalırdı. Bundan 20 yıl evvel, bir Gülhane konserinde ilk kez gördüm onu, ilginçtir, onu deÄŸil, hayranlarını takip etmek için oradaydım. TaÅŸkın bir grup, konser öncesinde olay çıkartmıştı, zil zurna sarhoÅŸtular, ot çekiyor, ÅŸaka maka deÄŸil, resmen jiletliyorlardı kendilerini… Kan, gözyaşı, itiÅŸ kakış, haykırış, feryat figan… Müslüm Gürses’e bakıyorum, görülebilecek en sakin, en mütevazı adam, hayranlarına bakıyorum, çoÄŸu fakir, yaralı, coÅŸkun, isyankar, kaderci, deli, zırdeli… Cehennemin kapılarını kırıp gelmiÅŸ gibiydiler. Bir bilgenin hüznünü taşıyordu belki, boÅŸ baÅŸak dik durur ya hani, onun başı eÄŸikti, anlayışlı ve hoÅŸgörülü idi karşısındakini…