• Sinema

    DİLBER’İN SEKİZ GÜNÜ

    ALPER TURGUT Zeynep, Ali ve Dilber… Sırasıyla kalp, akıl ve ruh… Zeynep ve Ali, kentli, Dilber ise taÅŸralı… Yeni Sinemacılar’ın kurucularından senarist-yönetmen Cemal Åžan’ın nihayete eren üçlemesinde, Dilber’in Sekiz Günü, hiç kuÅŸkusuz en tepe noktayı oluÅŸturuyor. Mardin’in Nusaybin ilçesinde çekilen bu iyi kotarılmış, özgün ve çarpıcı film, -diÄŸer iki kardeÅŸine inat- olgun ve yetkin bir sinema dilini kuÅŸanıyor ve ziyadesiyle alkışı hak ediyor. Ä°zlemenizi öneririm. Dilber’in Sekiz Günü’nün görsel yönetmeni Cengiz Uzun… Müzikler ise Nail Yurtsever’e ait. BaÅŸrolleri sırtlayan Azeri kökenli aktris Nesrin Cavadzade ve aktör-müzisyen Fırat Tanış ise dörtdörtlük oyunculuklarıyla göz kamaÅŸtırıyorlar. Not; vizyona giremeyen “Ali-Sakın Arkana Bakma” ile “Muhallebicinin OÄŸlu”nu çeken, “Uçurtmayı Vurmasınlar” ve “Piyano Piyano Bacaksız”da yönetmen…

  • Türkiye'nin Sineması

    Yerli ve yabancı, yaÅŸasın 90’lar sineması!

    ALPER TURGUT 90’lar sineması, kesinlikle senaryonun gücünün ulaÅŸtığı son zirvedir. Ve ardından ne yazık ki; önlenemeyen büyük bir düşüş baÅŸlamıştır. Evet, 2000’lerde, metin öldü, görsel öne çıktı. Tekrar çekilen filmler, seriye dönüşen ucuz yapımlar, üç boyutlu efekt katkılı şölenler, 90’ların hemen ardından yaÅŸam alanı buldu. Ä°ÅŸte gerek memleketimizde olsun, gerek ise tüm dünyada, beyazperdenin ve devamında elbette bizlerin en mutlu olduÄŸu yıllar, 90’lardır, hiç kuÅŸkusuz. Sinemalara koÅŸup, salonları doldurup öyle güzel, etkileyici ve akılda kalıcı filmler izledik ki, onların hatırına ÅŸimdi kötü filmlere bile daha rahat katlanabiliyoruz. Türkiye’de, 1990 yılı başından 1999 senesi sonuna dek tam 503 uzun metraj kurgusal film (Bu sayının gerçeÄŸi yansıttığı söylenemez, aralarında gösterime giremeyen pek…