• Hayat,  Sinema

    Roma; yılın en iyi filmi

    ALPER TURGUT Roma, bu sene seyrettiÄŸim en iyi film, sıradan insanlara dair, siyah-beyaz bir sinema destanı, tastamam. Belki küçük bir öykü bu, lakin inadına derin, kadın sorunu, sınıf sorunu, aile sorunu, ziyadesiyle mevcut. Ötesinde hem ölüm, hem yaÅŸam, hem düğün, hem ayrılıklar, hepsi var. Dedem anlatmıştı, bundan yaklaşık 70 sene evvel, köyümüz Kadıköy’de yaÅŸadıklarını… Kadıköy, eskiden Adana’nın deniz gören ilçesi Karataş’ın köyüydü, 1986 yılında YüreÄŸir ilçe olunca, hop oraya baÄŸlandı. Çukurova, malumuz bereketli yer, toprak aÄŸaları, sınırsız tarlara sahip olunca, ırgat mı dayanır, mevsimlik işçiler akın akın geliyor, yeni bir hayat aÅŸkına da deÄŸil ha, resmen boÄŸaz tokluÄŸuna… Köy desen büyüdükçe büyümüş, nah kasaba kadar olmuÅŸ. Hah! Çalışmanın da yaşı yok,…

  • Sinema

    Ödül mü, ödün mü?

          ALPER TURGUT   Hah! Yine geldi Oscar zımbırtısı, sanatı, modaya kurban eden, sinemayı, propagandaya çeviren tüm çılgınlığıyla. Film eleÅŸtirmeninin telefonu pek çalmaz, mevzu Oscar ise hiç susmaz. Kim kazanacak, klasik soru budur, nereden bilelim kim heykeli kucaklayacak, direkt sallamak denir buna, iÅŸin özü; tahmin en nihayetinde… Ä°tiraz ve ısrar geliyor devamında, haliyle. Ama sizi takip ediyoruz, genelde tutturuyorsunuz diyorlar, reklamını en iyi yapana baktığımı, ödülleri toplama potansiyelini fark ettiÄŸimi, bahislerde yüksek oranı tutturanı gördüğümü söylüyorum. Ve ekliyorum; meselenin sinemayla alakası yok, çevre ile var, algı ile var, PR ile var. Sen bana en iyisi, aslında kimin kazanması gerekir diye sor, hiç deÄŸilse filmler hakkında konuÅŸmuÅŸ oluruz.  …

  • Sinema

    Tarkovski, aşılamamış en yüksek çıta…

    Bizim memleket sinemasının, özellikle festival-sanat filmlerinin, pek meÅŸhur Rus yönetmen Andrey Arsenyeviç Tarkovski’yle takıntılı, saplantılı bir iliÅŸkisi var, malumunuz. İşte uzun plan sekanslar, az diyaloglar, bol ölçek minimalizm, görsele abandıkça abanma, kurguyu budama falan filan. Lakin Tarkovski’nin mühim bir derdi var, hani anlatmak istediÄŸi, kendisinde saklayamadığı bir meramı var. Hah! Bu bambaÅŸka bir gaye, çünkü anlaşılır olmak veya olmamak gibi bir sıkıntısı yok; “Sanatçı anlaşılır olma peÅŸinde koÅŸmayı düşünemez. Bu, en az ‘anlaşılmaz’ olmayı istemek kadar saçmadır.” Özetle; herkes anladığını anlayacak, anlamadığına anlam yükleyecek, tabiri caizse kafa patlatacak. Algının kapıları açılacak, saksı çalışacak, insana dair güzellikler ortaya saçılacak. Evet, Sovyet sineması ekolünden gelen Tarkovski’nin farklı bakış açısı ve ÅŸiirsel bir sinema…

  • Sinema,  Vizyon

    Manzarası yeter be!

          ALPER TURGUT   “Yerçekimi” (Gravity), insanı resmen yerküreden koparan ve uzay boÅŸluÄŸuna salan, senaryosu yavan, görselliÄŸiyle tavan yapan iyi bir seyirlik. Filmin baÅŸrolünde güzelim dünya var, hani filmde Hollywood yıldızları Sandra Bullock ve George Clooney yer almasalar da olurmuÅŸ, manzara o denli çarpıcı, cezbedici ve etkileyici ki… Yani kısaca diyeceÄŸim ÅŸudur; bu muazzam yapıt, üç boyutlu uzay belgeseli niyetine de zevkle seyredilirdi. Sinema tutkunlarını, sinema salonundan alıp, yörüngeye oturtmak diye ben buna derim! Bırak tür sinemasını, bilimkurguyu, ÅŸunu bunu, iyi filmlere hasret kaldığımız memleket sinemasında, Meksikalı Alfonso Cuarón, 2013’ün en iddialı, en güçlü, en akılda kalıcı iÅŸlerinden birine imza atarak ve gerçekten yönetmen ne demek, iÅŸte bunu…