ALPER TURGUT

 

Neredeyse tamamı çatışma sahnelerinden oluşan ve resmen İsrail’e savaş açan bir intikam filmi görünümündeki “Kurtlar Vadisi Filistin”, tek kelimeyle misillemeye dair. Mavi Marmara gemisinde, İsrailli askerler tarafından gerçekleştirilen ve dokuz can alan kanlı baskına, Kurtlar Vadisi’nin takım elbiseli ve gerçekten oyunculuktan bihaber elemanları, beyazperdeyi kırmızı perdeye çevirerek karşılık veriyorlar. Bu yapım, inanç ve duygu sömürüsü odaklı ve elbette, tek hedefi gişe…

 

Filmin yönetmeni Zübeyr Şaşmaz, yapımcısı Raci Şaşmaz. Senaryo ise Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’a ait. Kurtlar Vadisi Filistin’in başrollerinde Necati Şaşmaz, Gürkan Uygun, Kenan Çoban, Nur Aysan, Erdal Beşikçioğlu, Erkan Sever, Zafer Diper, Umut Karadağ ve Mustafa Yaşar var.

 

Kurtlar Vadisi Filistin, salt aksiyon üzerine kurulu, hatta şu ana kadar, Türk sinemasında bu ölçekte ve teknik açıdan bu yetenekte bir film çekilmedi. Ancak bitmek bilmeyen sıcak çatışma sahneleri, bir süre sonra hem gerçeklikten kopmanıza neden oluyor, hem de baygınlık vermeye başlıyor. Hatta bilgisayar veya Playstation’da bir savaş oyununu oynuyorsunuz hissine kapılıyorsunuz. Misal “Call of Duty” diye bir oyun var, sürekli adam öldürmek, helikopter düşürmek, tankları durdurmak zorundasınız. Ancak, film ile bu oyun arasında işte böyle bir benzerlik var bile diyemiyoruz. Çünkü yeni nesil savaş oyunlarının senaryosu, emin olun ki; Kurtlar Vadisi Filistin’den çok daha iyi. Diğer yandan çatışmalar dindiğinde yaşanan diyaloglar, inanın saçmalıktan öte değil. Filmin tek dili hamaset… Bir de filmin ortasında, bir zikir sahnesi var, niye çekilmiş belli değil, kesinlikle eğreti duruyor. Filmde bazı İsrailli askerler dışında hemen herkes Türkçe konuşuyor, karakterler oturmamış, karikatürize ve ucuz duruyor. Kurtlar Vadisi Filistin, Mavi Marmara ile açılıyor ve ardından yarım yamalak bir öç öyküsü başlıyor.

 

Evet, Polat Alemdar, Memati ve Abdülhey’den oluşan Türk vurucu timi, Mavi Marmara’nın sorumlusu olarak gördükleri saçını atkuyruğu yapan asri zamanlar kovboyu Behzat Ç.’nin peşine düşüyorlar. Affedersiniz, ekip, İsrailli komutan Moşe Ben Eliezer’in öldürmek istiyor. “Hayat Var” ve “Bal”da harikalar yaratan Erdal Beşikçioğlu, zaten filmi izlenir kılan yegâne şey. Şimdilerde adeta fenomene dönüşen “Muhteşem Yüzyıl”da, Kanuni’nin ilk gözdesini canlandıran Nur Aysan ise filmde, bizim muhteşem üçlüye katılmak zorunda kalan Amerikalı Yahudi tur rehberi rolünü üstleniyor. Film boyunca, iyi olan tek Yahudi’de o, çünkü Polat Alemdar, tüm İsrailli şahinlere, vaat edilmiş topraklar yerine, toprak altını öneriyor. Neyse… Sevgiden muaf, ürkek ve hapla sorunlarını aşmaya çalışan bu Yahudi kadın, altın kalpli Müslüman Filistinlilerden çok etkileniyor, hatta onların kıyafetini giyiyor. Neredeyse din de değiştirecek ama film bitiyor. Kanı kan ile yıkama heveslisi, şiddet yanlısı, barışı değil savaşı savunan bu filmi, önermemiz mümkün değil.