Sinema

  • Polemik,  Sinema,  Siyasi

    Cevabı esen rüzgârda…

              Alper Turgut   On altı senedir, aralıksız iktidar olacaksınız ve hala umuttan bahsedeceksiniz, dünyanın en komik ve en kısa fıkrası gibi geliyor bu bana, denenmiÅŸin, yine deneyin beni demesi… Petrol Ä°ÅŸverenleri Sendikası (PÜİS), bundan sonra benzine ve motorine zam geldi demeyeceÄŸiz diyor, efendim sebep neymiÅŸ, küfür yiyorlarmış. Bak ya! Artık zam yok, güncelleme var da kurtarmıyor demek ki… Ekonomi bakanının, döviz kurundaki artışı kabul etmiyorum açıklamasına ne buyurulur? Åžimdi döviz bürosuna gitsek misal, veznedeki eleman ÅŸu kadar artış oldu dese, kabul etmiyorum lan deyip, kavga çıkarsak, suçlu muamelesi görmeyeceÄŸiz yani… Peki, çok haklısınız arkadaÅŸlar denip, alkışlanacak, yerli ve milli omuzlarda taşınacak mıyız? Yine bir Haziran’da…

  • Sinema

    Herkesin diktatörü kendine güzel!

            ALPER TURGUT   Açılın! “Stalin’in Ölümü” (The Death of Stalin) filmi üzerine söyleyeceklerim var. Bir eleÅŸtirmen olarak, aman ÅŸunu ıskalayalım, bunu görmeyelim, ona nazik olalım, ötekine dalalım, diÄŸerine hak etmediÄŸi deÄŸerler katalım ÅŸeklinde bir düşüncem hiç olmadı ve ötesinde ÅŸu hayattaki her ÅŸeyin itinayla eleÅŸtirilebilmesi gerektiÄŸini savundum, savunurum. Ä°llaki siyasi görüşüm, hayata bakışım, bilcümle yaÅŸanmışlıklar, eleÅŸtirimde baskındır ve kuÅŸkusuz belirleyicidir. Çünkü beni ben eden ÅŸeyler bunlardır, elbette algılayışımı, kavrayışımı, anlamlandırışımı da, derinden etkilemiÅŸtir. Yani solculara dokunulmasın, saÄŸcılara ise abanılsın gibi meylim olsa, kabul buyurun, bu saçmalığın daniskası olur. Lakin Büyük Britanyalı sinemacılardan, önce “En Karanlık Saat” (Darkest Hour) ile, Winston Churchill güzellemesi seyredip, ardından da Stalin…

  • Sinema,  Siyasi,  Vizyon

    ‘Adalet yoksa, barış da yok!’

          Alper Turgut    Ä°llallah dedirtecek kadar çok tekrar ettik belki, hem yerli, hem de yabancı filmlerin, geçen sene biz sinemaseverlerin tadını kaçırdığı meselesini… Neredeyse genele yakını, affedersiniz tırışkaydı, dandikti yani. BaÅŸyapıt aramayı, bulmayı zaten unuttuk, valla iyi bir filme denk gelmeyi özledik. Ä°ÅŸte “Üç Billboard Ebbing Çıkışı, Missouri” (Three Billboards Outside Ebbing, Missouri), en ÅŸanslı hissettiÄŸim ve koskoca 2017’de harbiden en sevdiÄŸim seyirlikti, kendimce. Adaletin, ekmek gibi, aÅŸk gibi, hayat gibi zaruri olduÄŸuna dair bir film bu, mevzuyu kara mizah ile izah ediyor, yoksunluÄŸunda insanın ne hale dönüşebileceÄŸini ve büyük hesap kapansın diye her zorlukta ve koÅŸulda, onun peÅŸine düşeceÄŸini resmediyor. Adalet demiÅŸtik deÄŸil mi? Durun size…

  • Sinema,  Vizyon

    Salt ‘Sevgisiz’ yetmez, üstelik saygısız da.

            ALPER TURGUT   Sevgisiz (Nelyubov/Loveless), ana, baba ve çocuktan oluÅŸan bir çekirdek aile üzerinden, bariz çürümeyi, bir toplumun suratına suratına çarpıyor, ıskalamadan, ıkınmadan, sakınmadan… Ä°hmalkârlığın, yozluÄŸun, manevi çöküşün, bencilliÄŸin, deÄŸerlerini yitirmenin, böyle ustalıkla resmedilmesi, elbette rahatsız edecek ve zor gelecek, yani derin acı yerine, ucuz tatlının peÅŸine düşülecek, düşünmek yerine, gülmenin ardına takılacak insanlarımız… Gerçek sinema dururken, ÅŸimdiden bir milyon seyirciyi aÅŸan “Enes Batur Hayal mi Gerçek mi?” adlı ÅŸey izlenecek. Ve oturup konuÅŸacağız sonra üstüne, bu memleket niye bu halde diye? Harbiden sizce niye?   Sovyet sinemasına dair ne bulursam izlerim hala, iÅŸte sistem deÄŸiÅŸti, reformizm ve revizyonizm, güzel bir rüyayı, dehÅŸetengiz bir kâbusa çevirdi,…

  • Sinema

    Bugün değil, bir gün mutlaka!

            ALPER TURGUT  Malum sanat sepet iÅŸleri, bilumum kültür faaliyetleri, 2017’de ne kattı çorak bünyemize, uzun uzun düşündüm, yalan yok, tozpembe bir tablo çizecek deÄŸilim, lakin umutsuzluÄŸa da kapılmak olmaz, çok ÅŸeyin yanlış gittiÄŸi apaçık, yine de sıkıntılı süreçler, yeni doÄŸumlara gebedir, çöl varsa ÅŸayet, vaha da vardır, olmalı ve olacaktır. 2018’de dileÄŸimiz ve arzumuz, devlete sırtını dayamamış, özgün projelerin hayat bulmasıdır, yozluk ve sığlık girdabından çıkışın yolu budur, üretken, çalışkan ve elbette tutkulu insanlarla… Evet, yaklaşık 200 film festivali varmış memleketimizde, kısası, uzunu, öğrencisi, yetiÅŸkini, genele dayalı veya türlere dair, söyleyin dostlar, kaçından haberimiz var? Festival yaptık, eee halkımızın haberi yok, kime ve ne diye yaptınız?…

  • Sinema

    Ayla’ya niyet, Fatih’e kısmet!

            Alper Turgut    Her ÅŸeyi ziyadesiyle bilenler, sabah ve akÅŸam büyük resmi görenler, birbirlerine durmadan gaz verenler, zamanı nihayet geldi, Ayla, müthiÅŸ bir yapıt ve kesinlikle Oscar’ı alacak diyorlardı. Yabancı dilde en iyi film kategorisinde, akademinin meÅŸhur heykelciÄŸini kucaklamanın yolu, ABD’nin bol yıldızlı bayrağını dalgalandırmakla da olmuyor demek ki… Lobi mevzusuna hâkim olmak, imtihandan baÅŸarıyla çıkmak, kendini onlara kanıtlamak filan gerekiyor, çetrefilli iÅŸler, özetle. KuÅŸkunuz olmasın, tam baÄŸlılık ve aidiyet, böylesi büyük beklenti durumlarında, maymuncuk gibi bir ÅŸeydir, kurcaladığı hemen her kilidi açar, hay maÅŸallah! Haaa, filminiz dört dörtlükse, ödül alsa ne olur, almasa ne olur, o, sinemaseverlerin, zor bela kabul ettiÄŸi gönlündeki köşke, çoktan kurulmuÅŸtur,…

  • Sinema,  Vizyon

    Otoban da neymiş, patika dururken…

            ALPER TURGUT   Efendime söyleyeyim, 71 yaşındaki Yavuz Turgul ile 76 yaşındaki Åžener Åžen’in, yedinci ortak projesinde, Yol Ayrımı filmini, Muhsin Bey, EÅŸkıya, Gölge Oyunu’nun altına, Gönül Yarası ve Av Mevsimi’nin üstüne koyarım, AÅŸk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni’nin ise kıvamında ve ayarında derim, geçerim, haliyle kendimce… Eyyy Yavuz Turgul, filmlerin arası, hiç yedi sene mi sürer diye topa sert girecektim, sonra EÅŸkıya ile Yürek Yarası arasındaki dokuz yıllık boÅŸluk geldi aklıma, hımmm dedim, eee adamın tarzı bu, cici keyfi nasıl isterse, öyle olur, Onur Ãœnlü gibi, senede dört film mi çeksin, yahu bant sistemi mi bu, ÅŸu sayıda ürün, ÅŸu zamanda geçsin diyelim. Tüketim malzemesi falan deÄŸildir…

  • Festival Günlükleri,  Sinema,  Vizyon

    Öyle ya da böyle, mavi huydur bizde!

            ALPER TURGUT   Adana’da Ä°ÅŸi Yarar Bir Åžey filmini seyredince, valla iÅŸe yaradı, çünkü ansızın aklıma güzelim Mavi Tren düştü ve kimi unutulmaya yüz tutmuÅŸ anılar üşüştü. Ah ulan mavi, HaydarpaÅŸa’daki gar lokantasında demlenip, sabırsızca seni beklerdim, baÅŸkente varmak için… Askerlik, eylemler, iÅŸ, görev, fark etmez, yaz, kış da, canım lokomotif dururken, uçak ve otobüs de neymiÅŸ, hem trenle seyahat deÄŸildi bu, tastamam eprimiÅŸ örtüsüyle, arada da sallanan, bir sıcacık masada yolculuk demekti, yanında rakı ve meze, elbette birayla cila. Genç adam, enerji tavan, niye uyusun be, tanışmalar, açılmalar, sohbeti sohbete katmalar, içip içip sarhoÅŸ olmalar varken…   Harbiden iÅŸe yarar bir ÅŸeydi mavi, iyiydi, hoÅŸtu,…

  • Sinema

    İyi ki gençler var be!

          Alper Turgut Yarınlara, dünyaya ve yurda dair, ne zaman karamsarlığa ve umutsuzluÄŸa kapılsam, gençlere çeviririm yönümü, çünkü mevcut yetiÅŸkinlerin çoÄŸu, bugünün asıl sebebidir. Evet, orta ve ileri yaÅŸtaki çoÄŸunluk, bu vahÅŸi ve tarifsiz cangılın, akan kanın, kapanmayan yaranın, azalmayan acının, harlanan yangının, mutlak sorumlusudur, hiç kuÅŸkusuz. BaÅŸkentte daha 24 saat tamamlanmadan, akÅŸam ölüye, öğlen de diriye saygısı olmayanlara ÅŸahit olduk. En ince, en hassas yerimizi, acımasızca burkan, bir avuç duyarlı canın, bir araya gelmesinden ziyadesiyle korkan resmi-gayrı resmi bu ‘insan’ kalabalığı, kardeÅŸliÄŸimizi, toplumsal barışımızı, birbirimize olan saygımızı, harbiden hedef almıyor mu? Sabrımızın sınanmasını çoktan geçtik, keza zorlayan, yoran, usandıran, bıktıran, yıldıran hal, tavır, eylem ve tepkilerini de……

  • Sinema,  Spor,  Vizyon

    BU SON OLMASIN!

            Alper Turgut   Arkadaşım ve meslektaşım Serdar Akbıyık ile oturmuÅŸ sohbet ederken, yahu hep sinema üstüne yazıyoruz, acep niye film çıkışı, bizde yarattığı hissi ve aklımıza geleni, bik bik anlatmıyoruz dedik ve video çekmeye karar verdik. Adı da 2 Arada 1 Derede olsun bari dedik ve hoppppp kolları sıvadık. Ä°ÅŸte kameramanlığımızı ve yönetmenliÄŸimizi Yavuz Gayberi üstlenmeden önce, teknoloji fukarası cep telefonlarıyla kaydettiÄŸimiz, arada sallanan, kadraja oturmayan ve sesi çok iyi duyulmayan, yani tam amatör iÅŸi videoları, zorbela internete yükledik.   ÇoÄŸu geyik, azı ciddiyetti, baksan süsü komedi ve ironi idi, elbette deneyimlerimiz, hayattan koparabildiklerimiz vardı, anlatılanlar film kadar; bizi biz eden ÅŸeylerdi.  Her neyse… Orçun Benli…