“Berlin Kaplanı”, görece komik, yer yer duygusal, aşkı ve boksu yedeğine alan vasat diyebileceğimiz bir yeniden aile olmak filmi, özetle. Her şey çok güzel olabilirmiş lakin boksörümüz, senaryo ile gardını düşürünce, haliyle yumuşak karnı olan süresinin uzunluğu, aşırıya kaçan popüler sinema hevesi ve benim formülüm tuttu özgüveni ortaya çıkmış ve kendisini nakavt eden kroşeyi de böylelikle yemiş, ne yazık ki…

Berlin Kaplanı, Ata Demirer’in hem senaryosunu yazıp hem de başrolünü üstlendiği, Hakan Algül’ün de yönetmenlik koltuğuna oturduğu üçüncü proje. İkilinin önceki filmleri “Eyyvah Eyvah” ve “Eyyvah Eyvah 2”, keyifle izlenen, eğlendiren, bol bol güldüren, sözün özü kaliteli gişe filmlerine örnek diyebileceğimiz kalibredeydiler. İlk film Eyyvah Eyvah 2.459.815 seyirciyi sinema salonlarına çekmişti, ancak asıl başarı geçen yılın rekortmeni olan devam filmi Eyyvah Eyvah 2 ile geldi, yaklaşık 4 milyon izleyiciyi beyazperdenin tam karşısına konuşlandırdı.

Gelelim 252 kopyayla gösterime giricek olan Berlin Kaplanı’na… Yine bir BKM yapımı olan Berlin Kaplanı, öncelikle çıtayı hayli düşürmüş. Bu olmamışlık halinin asıl nedeni ise kesinlikle senaryo… Ata Demirer komiklikte giderek kendini aşıyor, Berlin Kaplanı’ndaki gurbetçi boksör tiplemesi şu ana dek ona dair izlediğim en iyi oyunculuk performansı. Ancak senaryo başka bir mecra, ekip bundan sonra yoluna iyi bir senarist ile devam etmeli. Evet, Demirer ve Algül ikilisi, takviye alıp yaratıcı bir üçlüye dönüşürse memleketin komedi filmleri de bir basamak daha tırmanır, hiç şüphesiz. Bunun dışında film biraz aceleye getirilmiş, yani resmen gişe kaygısıyla kasılmış gibi, top burada önce yönetmen ardından da yapımcıda, elbette… Yan öykülerin destek sağlayamaması, diyaloglardaki eksiklik hissi, iyi tahlil edilmiş yeni kuşak “Alamancı” tiplemesinin, başarısız boksör ile gerçekleştirdiği güzelim birleşimini salt tek kişilik şova çevirmiş. Yerli Rocky, onca sabırsızlığına, yamalı durumuna ve klişere yaslanmasına karşın, komik kaçan kötü espriler, sıcaklık, samimiyet ve Almanlara dair nokta atışı çözümlemeleriyle filmini izlettirmeyi başarıyor.

Ata Demirer dışında filmin oyunculuk yükünü Tarık Ünlüoğlu, Necati Bilgiç, Nihal Yalçın, Özlem Türkad, Orhan Güner, Cemil Özbayer, Mert Aran ve Carlos Hein sırtlıyor. Demirer iyi demiştik, çocuk oyuncu Mert Aran da harika bir iş çıkartıyor. Diğerleri için vasatı aştıklarını söylemek pek mümkün değil. Başkarakter çok fazla süslenirse, detay ve derinlik onunla resmedilirse kalanlar tipleme olur, nihayetinde…

Filmin konusuna gelirsek; 50 maçtan ancak 21’ini kazanabilme başarısını gösteren (elbette bu bir başarısızlıktır) kastan muaf ve gayet iri boksör Ayhan Kaplan, Berlin’de yaşayan, geçimini ise bodyguardlık yaparak sağlayan bir Türk yurttaşıdır. Ayhan ve antrenörü Cemal, bahis belasına bulaşmış, borçları artmış ve tehlike çanları onlar için çalmaya başlamıştır. Artık kurtuluşları mucizeye kalmıştır. Ve beklenen mucize Türkiye’den gelir.