ALPER TURGUT

Aykırı, alışılmadık ve keşifçi, yani kısaca “Mayınlı Bölge”… İstanbul Film Festivali’ne 8 yıl önce katılan ve artık organizasyonun gediklisi olan bu kuşakta yer alan filmler, genel izleyiciden daha çok sinefillerin ilgisini çekiyor. Çünkü hem sınırları hem de sabırları zorlayan, çoğu deneysel bu yapımları ya seversiniz ya da nefret edersiniz, kısaca. Seyri zor, keyfi az, uçlara savrulmayı da seviyor. Ortası yok bunun, adı üzerinde Mayınlı Bölge, girmek, haliyle cesaret ister.

Evet, sıradışı bölümde bu yıl, 12 film yer alıyor. İlki ünlü aktris Ellen Barkin’in başrolünü sırtladığı ABD yapımı bir avangart; “Boktan Bir Yıl” (Shit Year)… 29 yaşındaki Cam Archer tarafından çekilen Boktan Bir Yıl, çizgisi olmayan bir yolda yürüyor ve yaşlanmak hakkında karamsar şeyler fısıldıyor, ünlüyken sıradanlığa geçiş yapan bir süperstarın şahsında.

Yeni Dalga’nın yenilerinden Christophe Honoré’nin yönettiği “Banyodaki Adam” (Man at Bath), eşcinsel aşıkların öyküsünü kurguluyor. Filmin başrolünde porno yıldızı François Sagat var. Vasatı aşamayan bir yapım, bilgilendirelim.

“Katil diye bir şey yoktur, sadece birbirlerini öldüren insanlar vardır” diyen yönetmen Cristi Puiu, “Şafak”ta (Aurora) suç ve suçluyla dalgasını geçiyor, özetle. Romanyalı rejisör, altı yıl önce çektiği “Bay Lazarescu’nun Ölümü” ile rüştünü ispat etmişti, Şafak ile de sinema yolculuğunu emin ve kararlı adımlarla sürdürüyor.

Kore sinemasından erotik bir gerilim denemesi, adı da “Hizmetçi” (The Housemaid). Ve üstelik bu film, yeniden çevrim, not düşelim. Pembe dizi kıvamındaki bu toplumsal hiciv için karar sizlerin.

Cannes’da Altın Kamera ödülünü kazanan minimalist “Artık Yıl” (Leap Year), teselliyi cinsellikte arayan bir kadını (25 yaşındaki gazeteci Laura, mekan Mexico City) odağına oturtup, yalnızlığı ve yabancılaşmayı anlatmayı deniyor, hiç fena değil.

Hong Kong’da geçen kanlı bir ev arama öyküsünü resmeden “Hayalimdeki Ev” (Dream Home), Şili cuntasının etkisinden kurtulmaya çabalayan bir kuşağın hırpalanmış dünyasına sokulan “Lucia”, yeni ve acımasız Rusya’yı masaya yatıran “Mutluluğum”, Mayınlı Bölge’nin ilgi çekici diğer filmleri.

Yunanistan’dan varoloşçu bir peri masalı diye tanıtılan “Ormanda”, dijital fotoğraf makinesinin video özelliği kullanılarak çekilmiş, haliyle seyri pek kolay ve alışıldık değil.

Son olarak tuhaf bir hayata tutunma öyküsünü dillendiren “Attenberg”, tam manasıyla deneysel bir eleştiri diyebileceğimiz “Polanya Yapımı” ve hayli uçuk bir fantezi olan “Buradasınız”, Mayınlı Bölge’de sizleri bekliyor.