“Meddah”, bir ilk film, doğal olarak acemilik bariz, abartılı anlatım, inandırıcılık ekseninin kaymasına neden oluyor, bunun örneği ne çoktur, üstelik basit ve öz anlatım gibisi yoktur. Eskiden çok meşhur bir tiyatro oyuncusu olan Aziz, artık çok yaşlanmıştır. O, alışveriş merkezlerinde, üç, beş kuruş karşılığında meddahlık yaparak, ömrünün son demini yaşar. Zamane çocukları, meddah değil, palyaço ister, masallar yerine, hareket bekler. Bir otel odasında kalan Aziz’in, kalbi yorgundur, aşırı hızlı hayatın büyük keyfi, yerine çoktan suçluluk duygusuna bırakmıştır. Yıllardır görüşmediği ve kendisini asla affetmeyen kızıyla helalleşmek ister. Geçmişin ağırlığı, büyük bir yüktür, nereye gitse sırtındadır. Çözümü yüzleşmekte ve af dilemekte bulan bizim meddah, turne ekibine katılır ve son yolculuğuna çıkar. Evet, bu bir yol öyküsü, en nihayetinde insan ömrü de bir yoldur, seçimlerle güzergâh belirleriz. Doğru yolda her şey güzeldir, lakin yanlış yola sapmanın da elbet bir bedeli vardır.