Alper TURGUT

 

Kentte yaşayan insanların biricik beklentisi ve hayali, kışı kazasız belasız çıkartıp, yaz aylarına ulaşmak ve tatile çıkmak, harbiden küçük bir hedef, lakin yenilenmek için buna kesinlikle ihtiyaç var. Editör, tatil filmlerini yazar mısın diye sordu, hayhay dedim. Ancak tatil filmi diye bir şeyin olmadığını söylemedim, elbette fonunda tatil bölgesi olan seyirlikler vardır, adında tatil geçen yapımlar da vardır, seyredene ah be şimdi orada olmak vardı dedirten filmler vardır, şimdi bunları birbirlerine karıştırmamak gerek.

 

FİLMLERİN OLMAZSA OLMAZI TATİL YÖRELERİDİR

 

Misal yol filmleri, içeriğine tatili sokan filmdir, kanımca… Kim istemez yollarda olmayı, hele üstü açık bir arabada, gözünde güneş gözlüğü, kulağını ve ruhunu çalan müziğe, saçlarını da bırakmışken rüzgâra… Sonra gençlik filmleri, tatil modunda olur, çoğunlukla… Hele korku ve gerilim filmleri, klişenin tam dibine vurur, kızlı-erkekli küçük bir grup, serüven odaklı tatile çıkarlar ve soluğu, atmosferi, resmen gidin lan buradan diyen belalı bir yerde alırlar. Sonra olaylar, olaylar, olaylar… Erotik filmlerin tercihi de tatil bölgeleridir, detaya girmeyelim ve bu konuyu kısa keselim. Alternatif sporlarla ilgili filmleri de, tatil paketine katabiliriz, rahatlıkla… Sonra felaket filmlerinin de olmazsa olmazı, tatil yöreleridir, tsunaminin kıyıları vurması, yanardağın faaliyete geçmesi, vesaire vesaire… Hah! Köpekbalığı, katil balina ve piranayı unutmayalım, insana yüzmeyi bile zehir ederler, hainler… Evet, hayli geyik bir yazı oldu, farkındayım, ancak tatil filmi deyince, benim aklıma bunlar geliyor, çünkü bir turizm şirketinin tanıtım filmi çekmesi dışında, tatil filmi diye bir şey olmaz, olamaz, biz en iyisi, geçelim içerisinde tatil geçen filmlere…

 

HABABAM SINIFI TATİLDE

 

Misal 1953 tarihli üç Oscarlı Roma Tatili’ne, güzel bir kenti dolaşırken, bize aşk da eşlik edebilir. Hawaii, malumunuz güzide bir tatil yöresi, gidemesek dahi, Aşkzede’yi (Forgetting Sarah Marshall) izleyebiliriz, hani züğürt tesellisi kapsamında… Woody Allen abimiz, New York’tan çıkıp, Avrupa’ya dadanınca, sayesinde tatile gitmiş kadar olduk, keşke İstanbul’u da mesken tutsa, keşke… Neyse… Woody Allen’in Vicky Cristina Barcelona filmi, hiç değilse Katalan tatiline katabilir bizleri… Sonra Küçük Gün Işığım, Aşk Her Yerde, Ye Dua Et Sev, Kumsal, Ananı da!, Mamma Mia, Bir Gün, Altı Gün Yedi Gece, Tatil, Morigold Hoteli’nde Hayatımın Tatili, Bahar Tatili, Çılgın Tatil, Zoraki Tatil, Unutulmaz Tatil, eğer ilginiz varsa, gönül rahatlığıyla seyredilebilir. Filmlerin hepsi neşeli, keyifli, eğlenceli değil elbette, örneğin Kıyamet Günü, kanınızı dondurabilir ve sizi tatilden kolayca soğutabilir. Bizim memlekette ise Hababam Sınıfı Tatilde, sanırım gönüllerde birinci sırayı alır. Sonra Karşılaşma, Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak, Temmuz’da, Tatil Kitabı, Bir Küçük Eylül Meselesi… Bitti mi? Hayır! Seni Kalbime Gömdüm, Sultanoğlu, Alev Alev, Mutluluk… Ve şu filmleri de yazıp, listeye bir son verelim; Çok Filim Hareketler Bunlar, Balayı, Günah Keçisi, Ayaz, Berlin Kaplanı, Bir Avuç Deniz, Recep İvedik’in ilki, Eyyvah Eyvah ve Çılgın Dersane… Erotik furya döneminde çekilmiş, absürt ötesi, uçuk, kaçık ve saçmalık, özetle tam tekmil çöplük bazı filmleri ise yazmadım, yazamadım ve hatta bu yükü atmak, bu anlamsız deneyimi unutmak isterim.

 

TATİL MEVZULU YAPIMLARIN BİR KISMI ÇERÇÖPTÜR

 

Hani yeri gelmişken ve doğrusunu söylemek gerekirse, tatil mevzulu yapımların çoğu bildiğiniz kötüdür, bir kısmı çerçöptür, geri kalan azınlık ise vasatı aşmayı başarır. Çünkü bu yapımlar zorlamadır, ne anlatmak istediği muammadır, harbi harbi klişe deposudur ve birbirinden aparmadır. Seyircide tekrara düşme hissi, ben bunu biliyorum izlenimi uyandırır, üstelik görseli öne çıkartayım derken, hikâye savsaklanır, oyunculuklar da resmen dökülür. Bana sorarsanız, Bodrum’da, Marmaris’te çekilmiş filmler yerine, görmeyi dilediğim diyarlara dair yapımları seyretmek isterim. Mümkünse, facia, dehşet, vahşet içermeyenlerini tercih ederim. Devreleri yakmamışsa şayet, kim tatil umarken, katil bulmak ister ki? Balayı çiftlerinin başına gelen belalar, ormandaki göle değil, ecele giden gençler, ıssız bir yere ulaşalım, salt kafa dinleyelim ve arada sevişelim derken, inadına tabutuna çivi çakan tipler… Doğanın güzelliği, insanın karanlık doğasını ve çirkinliğini bastırsın diyelim ve ekleyelim; en güzel tatil filmi, insanın kendi yolculuğudur ve hala çekilmektedir. Hayır, ben hala tatile çıkamadım ve resmen bir ezik gibi, evde oturmuş tatilde geçen filmleri yazıyorum, sizlere iyi tatiller ve hadi bana müsaade…

 

27 Temmuz 2014 / Evrensel