Hugo Chavez daha toprağa verilmeden, hem ABD cephesi, hem de dünyadaki tüm işbirlikçileri, ‘Diktatör öldü, şimdi Venezuela’da demokrasi zamanı…’ diyerek, malum sayıklamalarına başladı. Arkadaş, dünyanın jandarmalığına soyunan bir ülkenin, Irak’a, Afganistan’a demokrasi ve özgürlük götürdüğüne inanan, halkların yanında durmayan, büyük bir hevesle Latin Amerika’yı cunta manyağına çeviren ABD’ye tapınan, Kara Kıta Afrika’yı kapkara yapan, insanlarını denek sayan, resmen soykırıma uğratan Avrupa emperyalizmini, demokrat filan sanan, bu tuhaf tayfa, çalışır bir kafadan, temiz bir vicdandan, ziyadesiyle noksan. Haliyle…

 

Yeryüzünün lanetlileri, ezilen halklar, bütün fakirler, anti-emperyalistler bugün buruk, üzgün ve yaslı… Süper güce kafa tutan ve dimdik duran bir insan için… Elbette, hataları vardır, yanlışları vardır, eksikleri vardır. Halklar onu, hatasız olduğu için sevmedi, başka bir dünya mümkün dediği için, hislerinde samimi olduğu için, umuda dair bir türkü söylemeyi denediği için sevdi. Dünyada iki yüzü aşkın devlet başkanı var, hadi dürüst olmayı deneyin ve söyleyin; bu insanlardan kaçı için üzülür halklar?

 

421850_552213234812772_1684430896_n

 

Evet, politik analizlere gerek yok, üstelik haddinden fazla bıdı bıdı sadece kafa karıştırır. Ezilmişlerin kafası karışık değil çok şükür, onlar kendilerine yakın olanı bilirler ve severler. Aynı yolun yolcusunu, iyi tanırlar. Kısa çöpün, uzun çöpten hakkını alma mücadelesi, Hugo Chavez’den sonra da sürecek. Erken bir ayrılıktı ve bir şarkı yarıda kaldı, mutsuzluğun biricik sebebi budur. Lakin uzun sürmez bu hal, silkelenir ve kendine gelir Latin Amerika… Ve yeni sesler devam eder, kaldığı yerden umudun şarkısına…