ALPER TURGUT

Kıbrıs doğumlu yönetmen Derviş Zaim’in, 1963 yılında adada yaşanan olaylara kurguladığı “Gölgeler ve Suretler” filmine hem Lefkoşa’da hem de Yeşil Hat’ta gala yapıldı. Kıbrıs Türkleri de. Rumlar da filmi alkışladı, millet, din, dil ayrı olabilirdi ancak gözyaşları ortaktı.

Rum ve Türk seyirciler, özel izinle Kıbrıs’ın her iki tarafından gelerek, Birleşmiş Milletler’in (BM) kontrolündeki Yeşil Hat’a girdiler. Ara bölgede Ledra Palace Otel’in yanında bulunan Kıbrıs Toplum Medya Merkezi’ndeki resepsiyona, Derviş Zaim ile filmin oyuncuları da katıldı. Heyecanlı olduğu gözden kaçmayan Derviş Zaim, filmin sonunu merakla bekledi. Ve gelen ilk tepki, alkıştı. Prefabrikte, projeksiyonla yapılan gösterimde, bazı katılımcılar, gözyaşlarını tutamadı. Derviş Zaim, “Filmim sübjektif ama dürüst bir film, gerçekleri anlatan bir film. Bu tür konularda size birisi objektifim diyorsa bilin ki o yalan söylüyordur” dedi. Bir Rum izleyici “Filminiz için teşekkür ederim. Bu kadar yıl sonra her iki toplum da yaptıklarıyla yüzleşmeli, özellikle biz Rumlar da bu sınavı geçmeliyiz. Filmde olanlar gerçek ama bu biraz da günümüzden bakınca şiddeti ortaya çıkartmıyor mu?” sorusunu sorunca Zaim, “Ben burada yorum yapmıyorum. O dönemde olanları filme aktardım. Benim buradaki rolüm bu. Bundan sonrasında ne olacağına dair bir yorum getirmiyorum” dedi. Başka bir katılımcı ise “Filminiz sayesinde o günleri hatırladım. Benim babam Rum bir doktordu, tehlikelere rağmen Türk tarafına geçer ve yaralıları tedavi ederdi. Bu ılıman karakterler hakkında ne söylersiniz” diye sordu. Zaim “Filmin içinde her iki taraftan da ılıman olan, iletişim ile sorunları çözmeye çalışan karakterler var. Ama gerçek hayatta olduğu gibi başarılı olamıyorlar” diyerek bu soruyu yanıtladı.

Gölgeler ve Suretler’in kadın oyuncularından Popi Avraam, Rum tarafında çok tanınan bir aktris. Avraam “Bu filmde oynadığınız için kendi vatandaşlarınızdan tepki görmeyi bekliyor musunuz?” sorusuna şöyle cevap verdi, “Ben bunlara alışığım. Referandum döneminde ‘Evet’ çıkması için kampanyalara katıldım. Sonunda da işsiz kaldım, iş bulamadım. Ama bu beni doğru bildiklerimden vazgeçirmedi. Bu filmde oynadığım için çok mutluyum. Derviş Zaim’e çok teşekkür ediyorum. Filmde canlandırdığım karakter gerçek hayatımda bana çok benziyor. Hem politik görüşleri hem de olayların içinde aldığı konum bana çok yakın.”
Filmin Kıbrıslı aktörü Osman Alkaş ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde insanların, şimdiye dek yaşananları sanatsal bir üretim ile hiç tartışmadığını vurgulayarak; “Kendi aralarında konuştular ama bu konuyla ilgili ne bir kitap yazıldı ne de şimdiye kadar filmi çekildi. İnsanlar hep korktu. Oto sansür bu konuda işledi. Bunun dışında gerçek sansürün de etkili olduğu dönemler oldu. Ama bu film bazı şeyleri değiştirecek. Bu konuda ressamlar resim yapmalı, yazarlar romanlar yazmalı, tiyatrolar oyunlar sahnelemeli, sinemacılar ise filmler çekmeli” dedi.